
İsim ve Slogan Geliştirme
Bir markanın adı, onun dünyaya attığı ilk imzadır.
Ve çoğu marka bu imzayı aceleyle atar. Kulağa hoş gelsin diye, boşta alan adı bulunsun diye, herkes beğensin diye…
Biz F12Brand olarak burada dururuz. Çünkü isim dediğin şey estetik bir tercih değil, stratejik bir karardır.
Bir marka adı; akılda kalmalı, telaffuz edilmeli, çağrışım yaratmalı, hukuken ayakta durmalı ve yıllar sonra bile eskimemelidir.
Biz isim bulurken “güzel mi?” diye sormayız.
“Bu isim markayı büyütür mü?”, “Bu isimle kriz yönetilir mi?”, “Bu isim uluslararası pazarda ayakta kalır mı?” diye sorarız.
Çünkü isim, markanın gelecekte yaşayacağı tüm hikâyelerin başlığıdır. Yanlış başlıkla yazılmış bir hikâye, ne kadar iyi olursa olsun okunmaz.
Slogan ise markanın tek nefeste söylediği hakikatidir.
Bir slogan; kelime oyunu, reklam cümlesi ya da süslü bir vaat değildir.
İyi bir slogan, markanın iddiasını tek hamlede ortaya koyar ve geri adım atmaz.
F12Brand slogan üretmez; konum cümlesi yazar.
Rakibin söyleyemediğini söyleyen, herkesin kaçtığı yerden yürüyen, gerektiğinde rahatsız eden ama asla silik olmayan sloganlar geliştiririz.
Çünkü slogan, markanın ses tonudur.
Ve sesi olmayan bir marka, ne kadar bağırırsa bağırsın duyulmaz.
Bizim yazdığımız sloganlar “herkese hitap etmez” zaten hedefimiz bu değildir.
Biz doğru kişiyi yakalayan, yanlış kişiyi uzaklaştıran sloganlar yazarız. Çünkü gerçek güç buradadır.
İsim ve slogan birlikte çalışmadığında, marka topallar.
Birinin şiir, diğerinin muhasebe dili konuştuğu markalar görürsünüz.
Kulağa hoş gelen ama hiçbir şey söylemeyen isimler…
Anlamlı ama kimseye dokunmayan sloganlar…
F12Brand bu kopukluğu kabul etmez.
Biz isim ve sloganı aynı zihinsel omurgaya bağlarız.
İsim markanın kim olduğunu söyler, slogan neden var olduğunu açıklar.
Bu ikisi birlikte çalıştığında, marka kendini anlatmak zorunda kalmaz.
İnsanlar daha ilk temas anında “tamam, bu marka ne demek istiyor” der.
İşte o an pazarlama başlar değil biter. Çünkü ikna çoktan gerçekleşmiştir.
Biz kelime aramayız; boşluk ararız.
Pazardaki kelime kalabalığını, tekrar eden cümleleri, aynı anlamları ezer geçeriz.
Çünkü bugün sorun kelime bulmak değil, sahiplenilebilir anlam bulmaktır.
F12Brand, isim ve slogan geliştirirken rakiplerin kullanamadığı alanları tespit eder.
Söylenmemiş olanı değil; söylenip de sahiplenilememiş olanı alırız.
Bu yüzden bizim verdiğimiz isimler tesadüf gibi durur ama tesadüf değildir.
Sloganlarımız basit görünür ama basit değildir.
Arkasında strateji, sezgi, psikoloji ve ciddi bir eleme süreci vardır.
Onlarca alternatif içinden geriye sadece “evet, bu” dedirten kalır.
Çünkü iyi isim alkış almaz yerleşir.
F12Brand ile isim ve slogan geliştirmek, markaya makyaj yapmak değil; karakter kazandırmaktır.
Biz size “herkesin seveceği” bir isim vadetmeyiz.
Biz size doğru kitlenin sahipleneceği, yanlış kitlenin uzak duracağı bir isim veririz.
Bu cesaret ister.
Ama zaten herkes tarafından sevilen markalar, kimse tarafından gerçekten benimsenmez.
F12Brand’ın farkı tam burada ortaya çıkar:
Biz markanızı güvenli alanda tutmayız.
Sizi ait olmanız gereken yere iteriz.
Ve o yer bazen kalabalık değildir ama etkilidir.
İsim konuşur, slogan noktayı koyar.
Geriye sadece şunu demek kalır:
“Bu marka kendini biliyor.”
