Logo Tasarımı
Logo, markanın imzası değildir. Kimliği görünür kılan sessiz çığlıktır.
Bugün hâlâ logo tasarımı denince “şekil”, “ikon”, “sembol” konuşan ajanslar var.
Oysa bir logo, ilk bakışta görülen ama asla ilk bakışta anlaşılmayan bir yoğunluk merkezidir.
F12Brand olarak biz, logoyu bir simge değil; bir konum olarak ele alırız.
Hedef kitle, marka vaadi, sektör dili ve rakip analizi olmadan çizilen her logo, iyi görünse de boştur.
Çünkü logo, sadece göze değil zihne, hafızaya ve duygusal hafsalaya çalışır.
O yüzden biz logo tasarımına “görsel üretim” diye değil, düşünsel yerleştirme süreci diye bakarız.
Çünkü doğru tasarlanmamış bir logo, en iyi kampanyada bile inandırıcılığı çökertir.
İyi logo sade olur, ama basit olmaz.
Sadeleştirme demek, eksiltmek değil, yoğunlaştırmaktır.
Biz her çizgiyi, her açı farkını, her boşluk dengesini düşünerek inşa ederiz.
Bir bakışta görülsün diye değil, yıllar boyunca bakıldığında hâlâ çalışsın diye tasarlarız.
F12Brand’ın logoları bir PowerPoint sunumda da şık durur, bir duvarın üstünde de ikonik olur.
Çünkü biz ölçeklenebilir değil, anlamı ölçekleyen logolar üretiriz.
Yani bizim tasarladığımız logo; küçük alanda kaybolmaz, büyük alanda susmaz.
Her boyutta aynı sesi verir: “Bu marka burada boşuna durmuyor.”
Logo, bir marka için sadece görünmek değil; kendini dayatmaktır.
F12Brand, bir markaya logo tasarlarken o markanın duruşunu arar, sonra onu görünür hâle getirir.
Logonuzla ne bağırıyorsunuz? Ne söylemeden söylüyorsunuz?
Hangi forma girdiğinizde hâlâ kendiniz kalabiliyorsunuz?
İşte biz bu sorulara verdiğiniz cevapları grafik dile çeviririz.
Ve çoğu zaman bu, renk paleti seçmekten çok daha karmaşıktır.
Çünkü biz estetik değil, karakterin görsel temsili ile ilgileniriz.
Bu yüzden bizden çıkan her logo tasarımı, markanın içine işlenir; üstüne değil.
F12Brand logosu, üç saniyede anlaşılmaz. Ama üç yıl sonra hâlâ anlatılır.
Hedefimiz, ilk bakışta “vay be!” dedirtmek değil;
yıllar geçtikçe daha çok katmanı fark edilen, marka büyüdükçe derinleşen logolar üretmektir.
Biz logoyu bir simge değil, bir metafor gibi kurarız.
Gizli köşeleri, sembolik geçişleri, bilinçdışına çarpan detayları olur.
Ve bu logolar, sadece markanın değil; ekibin, müşterinin, yatırımcının bile sahiplenmek isteyeceği bir forma dönüşür.
Yani bizim tasarladığımız logo, şirkete ait olmaz bir aidiyet üretir.
Ve bu aidiyet, en pahalı medya satın alımından daha değerlidir.
Bizde logo, önce görünmez. Sonra her yerde görünmeye başlar.
İyi bir logo kendini göstermez fark ettirir.
Biz logoyu dosya gönderip işi bitirmek için değil, markaya bir “zihinsel çapa” kazandırmak için tasarlarız.
Bu çapa, müşterinizin hafızasında yer tutar, kriz zamanlarında sizi tutar, büyürken sizi dengede tutar.
Çünkü biz logoya “varlık göstergesi” değil, “tutunma noktası” olarak bakarız.
F12Brand logosu, sadece bir tasarım değil, bir kararın görsel halidir.
Ve o kararı verirken biz, sizinle birlikte markanıza şunu söyleriz:
“Artık göz önündesin. Hazır mısın?”
